Yat kiralama web sitesi nasıl olmalı? İstanbul ve Bodrum'da iki filoyu internete taşırken uyduğumuz beş kural
Yazan: Sami Sağcan — Aperlai Studio kurucusu. Burada anlattığım her sistemi önce kendi sitelerimizde kurar, ölçer, öyle yazarım.
Bu yaz iki kardeş markayı internete taşıdık: Ortaköy’den kalkan 14 yatlık bir Boğaz filosu — Blue Bosphorus — ve aynı operasyonun Bodrum kolu — Bodrum Blue VIP: karada 11 araçlık şoförlü VIP filo, denizde 22’den fazla yat ve gulet. İki site, iki şehir, iki bambaşka misafir profili. Bu yazı, ikisini kurarken uyduğumuz beş kuralın kaydı.
Kısa özet: Yat kiralama sitesi katalog değil, iskeledir. Fiyat saklanmaz; rezervasyon forma değil WhatsApp’a akar; her dil kendi arama niyetinden yazılır; güven aracıya değil belgeye ve gerçek fotoğrafa dayanır; her şehir kendi misafirine göre konuşur.
1. Fiyat saklanmaz
Sektörün en yaygın hastalığı “fiyat için DM”dir. Misafir üç sekmede beş filo karşılaştırırken fiyatı gizleyen site o karşılaştırmadan sessizce elenir. Biz tersini yaptık: her yat kartının üstünde saatlik fiyat, kapasite ve tekne boyu açık açık yazıyor — ₺4.500’lük tekneden ₺15.000’lik mega yata kadar. Bunun ikinci faydası telefonun temizlenmesi: bütçesi uymayan talep siteden dönüyor, WhatsApp gerçekten kiralayacak misafire kalıyor.
2. Rezervasyon formun değil, konuşmanın işidir
Bu sektörde hiçbir kiralama “form dolduruldu, onay maili gitti” diye kapanmaz; rota konuşulur, ikram konuşulur, pazarlık edilir. O yüzden siteyi formun değil konuşmanın önsözü olarak kurduk: tarih, kalkış noktası, kişi sayısı ve tekne seçimi sitede toplanıyor, tek dokunuşla hazır mesaj olarak operasyon masasının WhatsApp’ına düşüyor. Misafir boş bir sohbete “merhaba, fiyat nedir” yazmıyor; işletme, neyi konuşacağını bilen bir taleple güne başlıyor.
3. Çok dillilik çeviri değildir
Boğaz’da yat kiralayan misafirin önemli bir bölümü Rusça ve Arapça konuşuyor. Blue Bosphorus bu yüzden dört dilde yayında — ama dört dilden hiçbiri diğerinin çevirisi değil; her sayfa o dilde gerçekten yapılan aramalardan yola çıkılarak yazıldı. Bu yazıyı yayınlamadan önce dört dil sürümünü tek tek açıp başlıklarını kontrol ettim: Türkçe sayfa “İstanbul yat kiralama” diyor, Rusça sayfa “Аренда яхты Стамбул”, Arapça sayfa kendi kalıbıyla arayana sesleniyor. Çeviri metin bu kalıpları tutturamaz; tutturamayınca da o dilde aranmayan, okuyana makine hissi veren bir sayfa kalır elinizde.
4. Güven, iddiayla değil belgeyle kurulur
“Lüks” kelimesi bu sektörde o kadar ucuzladı ki tek başına hiçbir şey anlatmıyor. Güveni başka yerden kurduk: aracı yok, muhatap doğrudan filonun kendisi; villa kartlarında bakanlık belge numarası açıkta; araç galerilerinin altında “fotoğraflar operatörün kendi araçlarına aittir, kayıtlı araç yazılı teklifte teyit edilir” notu duruyor. Havalimanı transferlerinde de aynı mantık: bölge bölge sabit fiyat tablosu — Bodrum merkez 89, Yalıkavak 107 avro. Kapıda sürpriz yok, çünkü sitede sürpriz yok.
5. Her şehir kendi misafirine göre konuşur
İki kardeş site de çok dilli — ama aynı dilleri konuşmuyorlar ve asıl ders bu. İstanbul sitesi dört dilde: Türkçe, İngilizce, Rusça, Arapça — Boğaz’ın misafiri böyle. Bodrum sitesi altı dilde: İngilizce, Türkçe, Rusça, Lehçe, Almanca, Flemenkçe. Arapça yok, çünkü o misafir orada aramıyor; Kuzey Avrupa dilleri var, çünkü Bodrum’un yaz nüfusu oradan geliyor. “Sitede hangi diller olsun” sorusunun cevabı şehirde ya da modada değil, misafir listesinde yazar — ve iki komşu operasyonda bile aynı çıkmayabilir.
İki site de vitrinimizde: seçili işler. Kendi işletmeniz — tekne, otel, restoran, transfer — için benzerini konuşmak isterseniz buradayız.